Blog · 1 Aralık 2025

Polente Feneri’nde Gün Batımı

Adanın batı ucunda, rüzgâr güllerinin arasından geçen yolun sonunda Polente Feneri’ne varırsınız. Burası Bozcaada’nın en bilinen gün batımı noktasıdır ve bu ünü fazlasıyla hak eder.

Yolun kendisi de manzara

Merkezden fenere giden yol yaklaşık yirmi dakika sürer ve bu yolculuk başlı başına bir deneyimdir. Üzüm bağlarının arasından geçer, ardından ağaçsız, rüzgâra açık bir araziye çıkarsınız. Yol boyunca sıralanan rüzgâr türbinleri, adanın rüzgârıyla kurduğu ilişkinin en somut göstergesidir.

Doğru saati yakalamak

Fener, gün batımından yaklaşık kırk dakika önce gidilmesi gereken bir yerdir. Güneşin denize inişini beklerken ışığın rengi kademe kademe değişir ve asıl güzel kareler bu geçiş anında çıkar. Batıştan sonra da hemen ayrılmayın; ufuktaki turuncu-mor tonlar birkaç dakika daha sürer.

Yaz aylarında gün batımı saati 20:00–20:45 aralığındadır. Bahar ve sonbaharda bu saat epeyce erkene çeker; çıkmadan önce o günün batış saatine bakmanız iyi olur.

Pratik notlar

  • Ceket alın. Adanın en rüzgârlı noktalarından biridir; yazın bile akşam serinliği hissedilir.
  • Dönüş yolu karanlık olur. Aydınlatma yoktur; araçla gidiyorsanız sorun değil, bisikletle gidecekseniz far ve reflektör şart.
  • Kalabalık olabilir. Ağustos akşamlarında park yeri bulmak zorlaşır; biraz erken çıkın.
  • Fenerin kendisi çalışır durumdadır ve içi ziyarete kapalıdır; çevresinde dolaşabilirsiniz.

Sonrasında

Fenerden dönerken çarşıya uğrayıp akşam yemeğine oturmak, adadaki en güzel günlerden birini tamamlamanın klasik yoludur. Otelimize dönüş yolu üzerindedir; yorgun ama memnun bir şekilde yürüyerek gelebilirsiniz.

Fenerin hikâyesi

Polente Feneri, Çanakkale Boğazı’na yaklaşan gemiler için uzun yıllardır yol gösteriyor. Adanın en batı ucunda, açık denize bakan bir burun üzerinde konumlanmış. Yapının yıpranmış beyaz gövdesi ve etrafındaki taş binalar, buranın uzun süredir hizmette olduğunu gösteriyor.

Fenerin bulunduğu bölge aynı zamanda adanın rüzgâr enerjisi santrallerinin de yer aldığı alandır. Devasa türbinlerin arasından geçerken, adanın rüzgârla kurduğu ilişkinin hem yüzyıllık hem de çok güncel olduğunu görürsünüz.

Fotoğraf için

Fener fotoğrafının klişesi, kuleyi tam ortaya alıp güneşi arkasına koymaktır. Farklı bir kare isterseniz biraz uzaklaşıp rüzgâr türbinlerini de kadraja katın; ölçek duygusu ortaya çıkar. Ya da tam tersine yaklaşıp taş duvarın dokusunu ön plana alın.

Batıştan sonraki yirmi dakika, fotoğrafçıların "mavi saat" dediği dönemdir. Gökyüzü derin maviye dönerken fenerin ışığı yanmaya başlar; günün en güzel karesi çoğu zaman burada çıkar.

Kapak fotoğrafı: nurettingülay, CC BY-SA 3.0 (Wikimedia Commons)

39°49′ K · 26°04′ D — Bozcaada

Adada bir oda sizi bekliyor